Kadınsız Erkekler Hemingway'in gençlik eserlerinden birisi. İçindeki hikayelerse yazarın daha sonraki eserlerinin habercisi gibi. Sonraki birçok eserinde bu hikayelerden bir şeyler mevcut ve bunlar da kendi hayatından izler taşıyor. Şöyle ki; Birinci Dünya Savaşına gönüllü olarak katılan yazar, daha sonra İspanya İç Savaşına katılmış. Hayvan merakıyla da bilinirken, boğa güreşi tutkunuymuş aynı zamanda. Haliyle hikayelerde de matadorlara ve asker karakterlerine oldukça yer vermiş.
Hemingway'in oluşturduğu karakterler de onlara göre güçlü fakat her insanın yaşadığı duyguların içlerinde barındıran ve bu duyguları bir yerde ortaya çıkan karakterler. Hikayelerin sonuna geldiğinizde çoğu zaman bir eksiklik, bir tamamlanmamışlık hissi uyanıyor. Bunun sebebiyse hikayelere Hemingway'in net sonlar koymaması. Şahsen en çok sevdiğim şeyse bu. Net bir son koymamak derken, bazen orada biteceğini bile anlamıyorsunuz ama bitiveriyor. Ve sonra o insanlar başka bir yerde yaşıyormuş ve hayatlarına devam ediyorlarmış gibi hissediyorsunuz. Bir hikayeyi nasıl hayatımızın bir köşesine bırakacağının çözümünü Hemingway bu şekilde bulmuş gibi ve bence bu onu okumanın en zevkli taraflarından biri.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder