17 Ekim 2015 Cumartesi

Ahmet Haşim Bir Seyahatin Notları



Ahmet Haşim'in Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları adlı kitabını okuyorum. Bize Göre adlı bölümü bitirip blogumda yazmıştım. Bir Seyahatin Notları'nı ise şimdi yazıyorum. Bu bölümde Ahmet Haşim'in İkdam Gazetesi'nde yazdığı sırada çıktığı iki aylık tatilin bir nevi günlükleri var. Ahmet Haşim bu yazıların sonunda, bunları kariyi gözeterek yazmadım diyerek yazıları kendine yazdığını belirtiyor. Önce dikkatimi çeken bir kaç alıntıyı paylaşayım. "Bir şehir caddesi gibi her gün binlerce insanın gelip gittiği şu Avrupa yolunda, karilere anlatılacak harikulade şeyler bulmak iddiasında değilim. Öyle olsaydı, şu kötü Avrupa'ya değil, arzın daha bakir bir mıntıkasına gitmenin yolunu araştıracaktım." Bu alıntı ilk yazıdan. Ahmet Haşim, deniz yoluyla Paris'e giderken yazıyor. Deniz yoluyla gidildiği için birden fazla durakta durup, o şehirleri gezme fırsatı da buluyor. Tabi bu aynı zamanda ulaşım süresini de uzatıyor. Yazıları okurken en çok dikkat çeken şeylerden biri, yazarın görüşlerindeki değişim. Gitmeden önce, yolda ve sonrası. Bu üç ayrı süreçte yazarın Paris hakkında ve yolculuğu hakkındaki düşünceleri tamamen değişiyor. Öte yandan Paris'teki yaşam hakkında da ilginç tespitleri var Ahmet Haşim'in. Onlardan biri "Aile kontrolüne bağlı yerli gençler için emsalsiz bir çalışma yeri olan Paris, otelde yatıp kalkan iradesiz yabancı içinse bilakis baş döndürücü bir fuhuş ve rezalet girdabıdır. Birçok memleketlerden bu şehre tahsillerini yapmak için gönderilen gençler, tam bir hazırlık, müthiş bir hüsnüniyet ve hiçbir şeytani iğva ateşiyle erimeyecek deruni bir kuvvetle mücehhez değillerse, ruhlarını ve etlerini bu cehennemi çarkın dişlerine kolayca kaptırırlar." O dönemlerde yoğun olan, eğitim için Fransa'ya gitme olayında birçoklarının düştüğü durumu o zaman özetlemiş Ahmet Haşim. Sonraki yazılarında da, Fransa'da yıllarca gece hayatı yaşayıp sonra burada Fransa'da eğitim gördüm diye geçinenler var deyip, ayrı bir eleştiri yapıyor. Yazılarda Fransa'da edebiyatın son durumundan, günlük hayatın akışından ve insanlarla yaptığı sohbetlerden bahsediyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder