16 Haziran 2013 Pazar

Sinemaya olan ilgim, sonra Wes Anderson.

Sinemaya olan ilgimin son iki yıl içinde derinleştiğini söyleyebilirim. Daha öncesinde sadece filmleri izleyip, o sırada geçirdiğim vakitle ilgilenirdim. Son zamanlardaysa, sinemanın diline, yönetmenlerin kimliğine, tarzlarına, senaryolara ve bu konuyla ilgili hemen her şeyle ilgilenmeye başladım. Tanışıklığımın bu zamanlara denk geldiği yönetmenlerden birisi Wes Anderson. Doğrusu bilinçli bir arama sonunda değil, bir blogda denk gelip okuduktan sonra filmlerini izlemeye başladım. Genelde yeni tanımaya başladığım yönetmenlerin filmlerini eskiden yeniye doğru izlemeye çalışıyorum. Wes Anderson'un da iki haftada birçok filmini izledim. Bottle Rocket, Rushmore, The Royal Tenenbaums, The Life Aquatic With Steve Zissou, The Darjeeling Limited, Fantastic Mr. Fox, Moonrise Kingdom ve bir de kısa filmi The Darjeeling Limited'in öncüsü olan Hotel Chevalier. Sanırım sadece Bottle Rocket’in aynı adlı kısa filmini izlemedim. Ancak Hotel Chevaliere’den bildiğim kadarıyla kısa filmleri uzun metraja bir giriş niteliği taşıyor. Aynı zamanda bu kısa filmler uzun metrajlı filmleri çekmek için referans oluyor. Wes andersonun filmlerini daha izlemeden dikkat çeken şeylerden birisi, aynı oyuncuların birçok filminde oynaması. Yönetmen favori oyuncularını bırakmıyor ve onlarla çalışmayı seviyor. Filmlerinin senaryolarını kendisi yazıyor ve görüntü yönetmenliğini de kendisi yapıyor. Filmlerinin aşırı bir bağlayıcılığı yok ancak izlerken üzerinizde hoş bir hava bırakıyor. Bu durum sanırım herhangi bir şekilde aşırı duygusallaştırmaya götürmemeyi tercih etmesinden kaynaklanıyor. Filmlerini izlerken içinde bulunduğunuz duygu yoğunluğunun biraz üstüne çıksanız da çok fazla bir şey değiştirmiyor ve o kadar değişimde sizi filmde tutuyor. Normalde pek animasyon izlemeyen birisi olarak Fantastic Mr Fox’u da beğenerek izledim ancak en favori Wes Anderson filmim the Darjeeling limited. Birbirine küs üç kardeş babalarının ölümünden sonra Hindistan’a doğru yolculuğa çıkıyorlar. Üç kardeşin de karakteri birbirinden tamamen farklıdır ve yolculuk sırasında birbirlerini daha iyi tanımaya başlarlar, aynı zamanda da farklı olaylar gelişir. Bu filmin öncesinde gelen kısa filmse; Hotel Chevalier.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder